Zaval nedir, Zaval ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hayvanlara yedirilmek için hazırlanan tahıl kırması.

Kızılcık.

Zeval, yok olma, son.

Zaval ile ilgili Cümleler

    Zava ile ilgili Cümleler

    • Ne zavallı bir çiçek!
    • Eugene! Benim zavallı Eugene'im! Gözlerini aç ve bana bak! Neden cevap vermiyorsun?
    • Jale, seni zavallı çocuk, neredeydin? Sana ne oldu?
    • Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!
    • Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.
    • Ali zavallı görünüyor.
    • Zavallı kız kör oldu.
    • Zavallı oğlanı yalnız bırak.
    • Sadece zavallı karıma acımalısın.
    • Zavallı Tom!
    • Zavallı kızı yalnız bırak.
    • Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terkedebilir.
    • Zavallı kız ölümün eşiğindeydi.
  • Zavallı kedi.
  • Zavallı kızı yalnız bırak.
  • Zavallı kız kör oldu.
  • Sadece zavallı karıma acımalısın.
  • Eugene! Benim zavallı Eugene'im! Gözlerini aç ve bana bak! Neden cevap vermiyorsun?
  • Ne zavallı bir çiçek!
  • Jale, seni zavallı çocuk, neredeydin? Sana ne oldu?
  • Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.
  • Zavallı kız ölümün eşiğindeydi.
  • Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terkedebilir.
  • Ali zavallı görünüyor.
  • Zavallı erkek kedi.
  • Zavallı kedi kamyon tarafından ezildi.

Zaval kısaca anlamı, tanımı

 

Zava : Güvey. Taşsız yüzük. Mısır koçanı. Damat, güvey. Damat

Zavala : Hamur pazısı.

Zavallı : Acınacak kadar kötü durumda bulunan. Gücü bir şeye yetmeyen, âciz.

Zavallılık : Zavallı olma durumu.

Yedirilmek : Yedirme işi yapılmak.

Yedirilme : Yedirilmek işi.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Kızılcık : Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas). Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Zeval : Yok olma, yok edilme. Suç, kabahat, sorumluluk. Bozulma. Öğle.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Kırma : Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

 

Kızıl : Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Yedi : Altıdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı. Altıdan bir artık.

Tahı : Kez. Takı, düğün ve nişan hediyesi.

Olma : Olmak işi.

Yok : Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı. Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz. Yasak. Olmayan, bulunmayan şey. Birinin söylediği sözlerden genel olarak kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz. Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir. "Hayır" anlamında kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Zator anlamı nedir?

İngilizce'de Zator ne demek ? : zator