Zoitokist nedir, Zoitokist ne demek

Zoitokist; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Coccidia grubundan Isospora’ların genellikle iç duvara sahip olan ve içerisinde binlerce bradzoit içeren doku evresi, sarkokist, Miescher tubulü.

Zoitokist anlamı, kısaca tanımı

Zoit : Koksidiyaların doku kistleri içerisinde bulunan ve hareketli hâle geçebilen bradzoit veya takizoit evrelerine verilen ad

Miescher tubulü : Zoitokist.

Sarkokist : Sarcocystis cinsinde bulunan protozoonlar. Zoitokist.

Coccidia : Apikomplexa’ların başta sindirim kanalı epitel hücreleri olmak üzere karaciğer ve diğer organlarda bulunan, omurgalı ve gelişmiş omurgasızlarda parazitlenen, Eimeriida ve Eucoccidiida olmak üzere iki takımı bulunan protozoa alt sınıfı.

Isospora : Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan her ookistinin içerisinde iki sporokist ve her sporokistin içerisinde dört adet sporozoit bulunan kuş, sürüngen, amfibya ve insan dâhil memelilerde sindirim sisteminde parazitlenen koksidiyan protozoon cinsi.

Binlerce : Pek çok, çok sayıda.

Sarko : Yelek boyunda kollu, önü açık, düz yakalı, kadifeden işli kadın giysisi, kısa entari.

İçere : İçeri.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

 

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Gene : Yine.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

İçer : Oda, oturma odası.

Duva : Dua.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

 

Diğer dillerde Zoitokist anlamı nedir?

İngilizce'de Zoitokist ne demek ? : zoitocyst