Çuğul nedir, Çuğul ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Mısır saplarından yapılan yığın.

Casus.

Söz getirip götüren, dedikoducu.

[Bakınız: çuğlu].

Tahıl demetlerinin saplarından yapılan yığın.

Çaşıt, casus.

Haberci.

Çuğul kısaca anlamı, tanımı

Çuğu : Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv

Çuğullamak : İhbar etmek. Keşfetmek. Büzülüp düşünmek. Ara bozmak. Ele vermek, bildirmek, bilgi vermek. Yeni bir şey bulmak, keşfetmek.

Dedikoducu : Çok dedikodu yapan, kovcu, gıybetçi, dillek.

Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.

Haberci : Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Çuğlu : Balık avlamak için kullanılan uzun bir çubuğun ucuna bağlanmış koni şeklindeki ağ. Mısır saplarından yapılan yığın.

Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.

Götür : Gider.

Sapla : Saplı su tası, maşrapa.

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Dedik : Kütahya kenti, Köprüören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.

Casus : Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, çaşıt, ajan.

Çaşıt : Casus. Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kimse.

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

Demet : Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

Tahı : Kez. Takı, düğün ve nişan hediyesi.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Habe : Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

Diğer dillerde Çubuklu kilit anlamı nedir?

Osmanlıca Çubuklu kilit : ispanyolet kilit