Çıtırtılı harharalar nedir, Çıtırtılı harharalar ne demek

Çıtırtılı harharalar; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Nefes alma sırasında yapışmış bronş çeperleri birbirinden ayrıldığında oluşan ses, çıtırtılı raller. Ateşe tuz kristalleri veya su damlacıkları atıldığında çıkan sesi andırır veya kulak önünde parmaklar arasında birbirine sürtülen kılların çıkardığı sese benzer.

Çıtırtılı harharalar anlamı, kısaca tanımı

Çıtı : Anahtar, asma kilit. Çıtçıt. Mısır patlatmak için kullanılan bir tava. Sonbaharda toplanan meyve ve sebzenin ağaç dallarına ve bitki köklerine bağlanarak çatılmış şekli. 2 Kabuğu soyulmuş ve 5-10 tanesi bir arada bağlanmış mısır

Çıtır : Diken, çalı. Hububat ölçüsü, kile. Gevretilmiş ekmek veya simit. Kibrit. Mısır biçildikten sonra istiflenmiş şekli: Bugün onbeş çıtırlık yer biçtim. Çamaşır kili. Kısa boylu, ufak kişi. Kavrulmuş kabak çekirdeği. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İskambil oyununda koz. İnce çalı.

Harh : Su yolu, ark. Eski türkçe arık: ark. Ark.

Harhar : Tutuşma; şiddetle harekete geçme. Çorum kenti, Alaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Harhara : Bronş veya bronşçuklar içerisinde eksudat, transudat, kan veya aspirasyon sıvısının varlığını gösteren hastalık belirtisi sesler, ral sesleri, subkrepitan. Yaş ve kuru harharalar olarak ikiye ayrılır.

 

Çıtırtı : Çıtırdama sırasında çıkan sesin adı.

Çıtırtılı raller : Çıtırtılı harharalar.

Nefes alma : Soluk alma.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Damlacık : Küçük damla.

Kristal : Billur. Billurdan yapılmış.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Krista : Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde ATP sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. Çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik, ibik biçiminde çıkıntı. Kemiklerde dik ve sarp kenar. Bir organel olan mitokondriyonun iç zar katlanmaları.

Kıllar : Konya ilinde, Turgut bucağına bağlı bir yer.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Andırı : Aptal, sersem.

Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.

Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Diğer dillerde Çıtırtılı harharalar anlamı nedir?

İngilizce'de Çıtırtılı harharalar ne demek ? : crepitant rales