Çeyreklik nedir, Çeyreklik ne demek

Çeyreklik; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir dizi ya da dağılımı dört eşit parçaya ayıran ve ikinci dörtte birlik niteliğindeki ortancayla birlikte ilk ve son dörtte birlik bölümleri belirleyen üç konumsal ölçüm.

Çeyreklik anlamı, tanımı

Çeyre : Sellerin bıraktığı küçük taşlar

Çeyrek : Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.

Çeyrekliklerarası sapma : Bir dağılımın yayılmasını ölçen ve dizinin birinci dörtte birlik (ilkçeyreklik) gözlemiyle üçüncü dörtte birlik (sonçeyreklik) gözlemi arasındaki sapma ya da uzanıma eşit olan değer.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Bir dizi : Art arda gelen.

Ortanca : Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan. Taşkırangillerden, kırmızı, pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi (Hydrangea hortensia). Büyüklük, irilik bakımından üç nesne arasında sondan veya baştan ikinci gelen.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

 

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Ayıran : Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Ölçüm : Ölçme işi. Ölçülerek elde edilen sonuç. Ölçümleme sonucu, takdir. Eli işe yatkın, becerikli, usta. Doktor. Fal. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bir kümenin altkümelerinden oluşan bir dolam üzerinde artı değerler alan sayılabilir toplamsal küme işlevi, Anlamdaş. sayılabilir toplamsal ölçüm. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Şekil, biçim, tarz. Acemi, beceriksiz. Şımarık.

 

Konum : Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.

Ortan : Yemeni denilen ayakkabının yüzüyle köseleyi birbirine tutturan dikiş. Yama, pençe. Ortanca. Ateş renginde kızıl tan.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Beli : Evet.

Diğer dillerde Çeyreklik anlamı nedir?

İngilizce'de Çeyreklik ne demek ? : quartile