Çille hamamı nedir, Çille hamamı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kadınların sağlık dileğiyle, belirli mevsimlerde kırk gün bir biri üstüne hamama gidip yıkanması.

Çille hamamı anlamı, kısaca tanımı

Çille : Kışın en soğuk, yazın en sıcak günleri: Hele çilleyi çıka bakalım. Çile

Hama : Kaynamış sütün üzerindeki kaymak. Hemen, şimdi. Kalça kemiği, uyluk kemiği. Hemen. Ama. Hemen, derhâl, bk. heman, hemman.

Hamam : Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.

Mevsimler : Yılın, güneşten ısı ve ışık alma süre ve niceliği ve dolayısıyla iklim koşulları bakımından ayrımlı bölümleri, bk. kış ilkbahar, yaz, sonbahar.

Bir bir : Hepyek. Olduğu gibi, tam tamına, eksiksiz olarak. Ayrı ayrı. Birer birer.

Yıkanma : Yıkanmak işi.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Sağlık : Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet. Sağ, canlı, diri olma durumu.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Mevsim : Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon. Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon. Zaman, dönem, çağ. Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem. Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman. Yaşamın bir bölümü.

 

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk.

Kırk : Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.

Beli : Evet.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Çilek gözkurdu anlamı nedir?

Almanca'da Çilek gözkurdu ne demek ? : himbeerstecher