Çingilli nedir, Çingilli ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sığırların arkasında gezip onların yiyeceğini toplayan, beyaz, siyah ve sarı renkli küçük bir kuş.
Sonuncu.
Çingilli kısaca anlamı, tanımı
Çing : Çınlama sesi - çing etmek: çınlamak. Çin tiyatrosundaki yüzleri boyalı tiplere verilen ad
Çingi : Kıvılcım. Köşe (duvar hakkında). Çin tiyatrosunda genç kız tipi. bk. hau-tan.
Çingil : Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar. Küçük bakraç. Omuz. Yemeninin kenarlarına, zincir örülerek bağlanan salkım şeklindeki pullar. Kapı mandalı. Ağaç veya dağ doruğu. Az taneli üzüm salkımı. Küçük üzüm salkımı.
Çingilli püngüllü : Süslü püslü.
Sığırlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.
Sonuncu : Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey. Sırada, önem sırasında sonda olan kimse.
Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Onlar : Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.
Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.
Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Beya : Bayağı.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.
Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.
Sığı : Bir çeşit geyik, karaca.
Gezi : Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Gezilip hava alınacak yer. Gezinti yeri. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Bu kumaştan yapılan.
Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.
Diğer dillerde Çingene yengeci anlamı nedir?
İngilizce'de Çingene yengeci ne demek ? : shore crab

Bu kısımda Çingilli nedir? Çingilli ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çingilli tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çingilli hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.