Işıksal ışılışı nedir, Işıksal ışılışı ne demek

Teknik terim anlamı:

Atom ya da moleküllerin, yeterli (uygun) erkeli ışıközlerini (fotonları) soğurması yoluyla uyarılması kökenine dayanan ışılışı.

Işıksal ışılışı kısaca anlamı, tanımı

Işıksal : Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan

Işıl : Işıklı. Işıldayan, parlak. Işıldayan, parlayan.

Işılışı : Maddenin, kimi dalga boyları ya da ufak tayfsal alanlar için aynı sıcaklıktaki ısısal ışınımından daha güçlü, elektromanyetik bir ışınım yayımlaması olayı. (Bu ışınım, yayımlayıcı cismin maddesinin ayırt edicisi, ıralayıcı niteliğidir.).

Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Uyarılma : Uyarılmak işi.

Fotonlar : Kuvant olarak da bilinen, elektomagnetik ışın paketleri.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

Soğurma : Soğurmak işi, absorbe. Bir ortamın ışık enerjisini belli nicelikte emmesi olayı.

 

Yeterli : Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Dayana : Yenge.

Foton : Elektromanyetik radyasyonlarda enerji akışını sağlayan, elektriksel olarak yüksüz, kütlesiz, daima ışık hızıyla hareket eden dalga paketleri. Kuantum. [Bakınız: ışıközü]. Elektro mıknatıssal ışınımda, durgun kütlesi sıfır ve erkesi titreşim sıklığıyla Planck durganı çarpımına eşit olan bir nicem. Elektromagnetik ışınları oluşturan, bölünmez karakterli dalga paketlerinin her biri. Fotonların yükü ve kütlesi yoktur; fakat enerjileri ve momentumları vardır. Elektromagnetik ışınımın elemanter enerji miktarı. Eloktromanyetik ışık enerjisinin ölçülebilen en küçük birimi.

Erkel : Güçlü, kudretli el sahibi olan kimse.

Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

 

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Işıksal ışılışı anlamı nedir?

İngilizce'de Işıksal ışılışı ne demek ? : photoluminescence