Açık liman nedir, Açık liman ne demek

Açık liman; bir denizcilik terimidir.

  • Gemilerin idari açıdan kolayca girip çıktıkları liman
  • Hava şartlarından kolayca etkilenen liman.

Gümrük alanında kullanılan anlamı:

Gümrük sınırı dışında sayılan ve belli ölçülerde gümrükçe denetlenen liman.

İngilizce'de Açık liman ne demek? Açık liman ingilizcesi nedir?:

free port

Fransızca'da Açık liman ne demek?:

port franc

Açık liman hakkında bilgiler

Serbest liman (Açık liman), bir ülkenin egemenlik sınırları içinde kalmakla birlikte ithalat, ihracat, transit ticareti, taşımacılık ve yeniden ihraç açısından açık duruma getirilen liman. Özellikle sanayileşmiş Avrupa ülkelerinde görülen bir tür dar kapsamlı serbest ticaret bölgesidir.

Serbest liman terimi, bir ülkede geçerli olan mali ve iktisadi düzenlemelerin tümüyle ya da bir bölümüyle uygulanmadığı liman ve çevresi için kullanılır. Bu bölgede, yeniden ihraç edilecek ya da yerel tüketime sunulacak yabancı kaynaklı mallara gümrük vergisi uygulanmaz ya da yalnızca düşük bir vergi alınır.

Açık liman tanımı, anlamı:

Liman : Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

 

İdari : Yönetimsel.

Kola : Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kolalama.

Hava : Çevreyi kuşatan boşluk. Gökyüzü. Müzik parçalarında tür. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Tarz, üslup. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çekicilik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu.

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Ülke : Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Kolayca : (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. Oldukça kolay.