Abecesiz nedir, Abecesiz ne demek

Abecesiz; Sosyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Kimi insanbilimcilere göre, okuma yazmayı oluşturmamış ya da okuma yazmadan yoksun topluluklara özgü nitelik.

Abecesiz kısaca anlamı, tanımı

Abece : Alfabe. Başlangıç

Abecesizlik oranı : Bir toplumda okuma yazmadan yoksun kişilerin toplam nüfus içindeki payı. Bir toplumsal kümenin ya da bir toplumun okul çağındaki ve daha yukarı yaşlardaki nüfusu içinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı.

Okuma yazma : Okuma ve yazma bilgisi.

İnsanbilim : İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, gövdesel özelliklerini, kültürlerini, toplumsal davranışlarını ve benzerleri konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemleriyle inceleyen bilim. a. bk. budunbilim, fiziksel insanbilim, kültürel insanbilim, toplumsal insanbilim. İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, kültürel özelliklerini ve toplumsal davranışlarını kendine özgü yöntemlerle inceleyen bilim. İnsanın fiziksel yapısıyla kültürel yaratısını tüm özellik ve sorunlarıyla birlikte inceleyen bilim. bk. kültürel insanbilim, toplumsal insanbilim, uygulamalı insanbilim, insanbilimsel toplumbilim, karşılığı budunbilim, halkbilim, halkbilgisi. İnsanın kökenini, biyolojik yapısını, gövdesel özelliklerini, kültürlerini, toplumsal davranışlarını ve benzerleri konu edinen ve bunları kendine özgü yöntemlerle inceleyen bilim. İnsanın kökenini, evrimini, dirimbilimsel özelliklerini, toplumsal ve ekinsel yönlerini inceleyen bilim dalı. Toplumsal ekin içinde insanın oluşum ve evrimini inceleyen toplumbilim dalı.

 

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Yoksun : Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yazma : Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

 

Yoksu : Yoksa.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Okuma : Okumak işi, kıraat.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Kimi : Birtakımı, bazısı, kimisi. Bazı.

Nite : Nasıl, niçin.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Diğer dillerde Abecesiz anlamı nedir?

İngilizce'de Abecesiz ne demek ? : illiterate, pre-literate