Ak bulama nedir, Ak bulama ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Elle çarpılmış, yumurtalı katı pekmez, bulama.

Beyaz kabuklu, büyük kışlık kavun, beyaz divlek.

Beyaz üzüm pekmezi.

[Bakınız: ak bekmez].

Ak bulama anlamı, kısaca tanımı

Ak : Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.

Bulama : Bulamak işi. Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılmış olan koyu pekmez.

Üzüm pekmezi : Üzümün önce çiğnenerek, ezilerek şıra durumuna getirilmesi sonra kazanda şeker ve üzüm topağı ile kaynatılması sonucu elde edilen pekmez.

Ak bekmez : Elle çarpılmış, yumurtalı katı pekmez, bulama.

Katı pek : Çok fazla (konuşmak için).

Kabuklu : Kabuğu olan.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Divlek : Kalın kabuklu olgun kavun.

Pekmez : Genellikle üzüm, dut vb. meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış biçimi.

Bekmez : Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.

Kışlık : Kışa özgü, kış için. Kışın oturulan yapı, yer.

 

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Divle : Raf. Toprak tencere. [Bakınız: divlek]. Kalın kabuklu olgun kavun. Kavun ve karpuzun olmamışı, kelek.

Kavun : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum). Bu bitkinin genel olarak güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.

Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Diğer dillerde Ak boya anlamı nedir?

İngilizce'de Ak boya ne demek ? : white colour