Antiklinal nedir, Antiklinal ne demek

Antiklinal; Jeoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Jeoloji'deki terim anlamı:

[Bakınız: kemer].

Antiklinal hakkında bilgiler

Antiklinal, kelime anlamı bakımından birbirinden ayrı yöne doğru eğimli demektir. Yerkabuğunun çukur alanlarında biriken tortulların levhaların birbirine doğru hareket etmesi ile kıvrılıp yükselmesi sonucunda oluşmuş alanlardır. Yani kıvrımlı yapıların yüksekte kalan bölümüdür. Senklinal ise bunun tam tersi olarak alçakta kalan kısımdır.

Antiklinal tanımı, anlamı

Anti : Yunanca karşı anlamında ön ek. Karşı, zıt

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Vertebra antiklinalis : En dik göğüs omuru.

Kıvrımlı yapı : Kıvrılmaya uğramış katman dizgesi, bk. kıvrılma.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Yerkabuğu : Yeryuvarını dıştan kuşatan katı kabuk. Yer küresinin yaklaşık 30 km. derinliğinde bulunan, süreksizlik yüzeyinin üstündeki en üst kesimi.

Kıvrımlı : Kıvrımı olan.

Yükselme : Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

 

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Eğimli : Eğimi olan. Bir şeyi yapmaya içten yönelmiş, meyyal.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Tortul : Tortu niteliğinde olan. Tortullaşma sonucu oluşmuş.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Birike : Hazine, mahzen, sarnıç.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kıvrım : Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Bir tatlı türü. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.

Diğer dillerde Antikçağ anlamı nedir?

Almanca'da Antikçağ ne demek ? : antike