Azman moa nedir, Azman moa ne demek

Azman moa; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlar (Aves) sınıfının, moalar (Dinornithes) familyasından, 4 m kadar boyda, Yeni Zelanda'da yaşayan bir kuş türü.

Zooloji'deki anlamı:

(Dinornis maximus) Moalar (Dinornithes) takımının moagiller (Dinornithidae) familyasından bir kuş türü. Boyu 4 m. Yeni Zelandada yaşamıştır.

Azman moa kısaca anlamı, tanımı

Azma : Azmak işi. Melez

Azman : Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.

Moagiller : Kuşlar (Aves) sınıfının, moalar (Dinornithes) takımından, Yeni Zelanda'da yaşamış ve soyları tükenmiş, uçmayan kuşları içine alan bir familya. (Dinornithida), azman moa (Dinornis maximus) iyi bilinen türleridir.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Moalar : Kuşlar (Aves) sınıfının, karinasızlar (Ratitae) bölümünden, Yeni Zelanda'da yaşamış, uçmayan kuşları içine alan ve soyu yaklaşık 500 yıl önce tükenmiş bir takım. (Dinornithes), familyası vardır.

Kuşla : Köpeğe verilen “yat"emri.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

 

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”.

Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.

Aves : Bütün kuşların içinde bulunduğu sınıf. [Bakınız: kuşlar].

Kuş : Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı. Acemi er.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

M : Türk alfabesinin on altıncı sırasında yer alan ve Me adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından genizsil çift dudak ünsüzünü gösterir. Romen rakamları dizisinde 1000 sayısını gösteren işaret. Molar konsantrasyon. Molekül ağırlığı. 3.Metiyonin. 4.Mitoz. Hücre devrinin M safhası. [Bakınız: para sunumu]. Metiyonin. Molarite. Molalite.

Diğer dillerde Azman moa anlamı nedir?

İngilizce'de Azman moa ne demek ? : moa