Büyük ülke nedir, Büyük ülke ne demek

Büyük ülke; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Uluslararası piyasalarda alıcı ya da satıcı olarak uluslararası mal fiyatlarını veya diğer piyasa koşullarını belirleyen, diğer bir deyişle fiyat yapıcı konumundaki ülke.

Büyük ülke ile ilgili Cümleler

  • Suudi Arabistan Orta Doğu'nun en büyük ülkesidir.
  • Abd dünyadaki en büyük ülkedir.
  • İran dünyada on sekizinci en büyük ülkedir.
  • Avustralya, dünyada başka bir ülkeyle sınırı olmayan en büyük ülkedir.
  • İsveç, İskandinavya'daki en büyük ülkedir.
  • Büyük ülkeler neyi paylaşamıyor?
  • Hindistan, dünyanın yedinci büyük ülkesidir.
  • Rusya, dünyanın en büyük ülkesidir.
  • Etiyopya, Doğu Afrika'da en büyük ülkedir.
  • Azarbeycan Kafkas bölgesinde en büyük ülkedir.
  • Dünyanın en büyük ülkesinin devlet başkanı İngilizce'yi anlamıyor.

Büyük ülke anlamı, tanımı

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

 

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Fiyat yapıcı : Malına ilişkin fiyatı belirleme gücüne sahip işletme. karşılığı fiyat alıcı, fiyat önderliği.

Koşullar : Şerâit.

Yapıcı : Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

Satıcı : Alıcıya bir şey satan kimse.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

Konum : Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.

Deyiş : Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.

 

Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Büyük ülke anlamı nedir?

İngilizce'de Büyük ülke ne demek ? : big country