Bağışlayı nedir, Bağışlayı ne demek
Bağışlayı; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.
Tarih terimi olarak anlamı:
Katoliklerde işlenilen suçlardan dolayı öteki dünyada çekilecek cezayı papanın kaldırması işlemi.
Bağışlayı ile ilgili Cümleler
- Geç kaldığım için bağışlayın.
- Bağışlayın, tuvalete gitmeliyim.
- Geç kaldığım için beni bağışlayın.
- Kesintiyi bağışlayın.
- Lütfen geç kaldığım için beni bağışlayın.
- Lütfen geç kalışımı bağışlayın.
- Sözünüzü kestiğim için bağışlayın.
- Lütfen geç geldiğim için beni bağışlayın.
- Davetsiz geldiğimiz için bizi bağışlayın.
- Kötü el yazım için lütfen beni bağışlayın.
- Kusuruma bakmayın benim canlar; bağışlayın beni; ben davullara, bayraklara aldırmayan bir Padişah'ın yoluna deli divane olmuşum.
Bağışlayı tanımı, anlamı
Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur
Bağış : Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
Bağışlayış : Bağışlama işi, affediş.
Bağışlayıverme : Bağışlayıvermek işi.
Bağışlayıvermek : Çabucak bağışlamak.
Öteki dünya : Ahiret.
Kaldırma : Kaldırmak işi.
Dünyada : Hiçbir zaman, hiçbir biçimde.
Katolik : Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik mezhebinden olan kimse. Hristiyanlığın mezheplerinden biri.
İşleni : Gereçleri amaçlı olarak ve çözümleme araçlarıyla işlemden geçirme.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.
Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.
Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Papa : Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.
Ceza : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.
Diğer dillerde Bağışlayı anlamı nedir?
İngilizce'de Bağışlayı ne demek ? : indulgence

Bu kısımda Bağışlayı nedir? Bağışlayı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bağışlayı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bağışlayı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.