Başabaş gelir düzeyi nedir, Başabaş gelir düzeyi ne demek

Başabaş gelir düzeyi; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Keynesyen gelir harcama modelinde tüketim harcamalarının gelire eşit olduğu durum.

Başabaş gelir düzeyi anlamı, tanımı

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı

Başabaş : Eşit biçimde alışveriş, takas. Tam, eşit. Durağan olmayan bir özdeğin, bir belgitin, bir yabancı paranın bilinen değeri ile sataktaki geçer değerinin birbirine eşit olması. Koşucuların yarışı birlikte bitirmeleri. Bu durumda, yarış türüne göre ya verilen ödül bölüştürülür ya koşucular dönü atlar ya da koşu yenilenir.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Düze : Doz.

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Gelir düzeyi : Kişinin yaşam düzeyini gösteren maddi durumu.

Gelir harcama modeli : Veri fiyat ve faiz oranı varsayımı altında, denge reel gelir (üretim) düzeyinin iktisadi karar birimlerinin planlanan harcamaları tarafından belirleneceği temeli üzerine kurulmuş Keynesyen model.

 

Tüketim harcamaları : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde tüketim için yaptıkları harcamalar. [Bakınız: bütüncül tüketim harcamaları].

Harcama : Harcamak işi, sarf. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider.

Tüketim : Tüketme işi. Üretilen veya yapılmış olan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı.

Harca : Sık ve ufak salkımlı bir çeşit kırmızı üzüm.

Model : Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Oldu : Evet. Başüstüne.

Diğer dillerde Başabaş gelir düzeyi anlamı nedir?

İngilizce'de Başabaş gelir düzeyi ne demek ? : break-even level of income