Bayındırım hakkının ulusallaştırılması nedir, Bayındırım hakkının ulusallaştırılması ne demek

Bayındırım hakkının ulusallaştırılması; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Topraklarını bayındırma karşılığında elde edecekleri kazancın belli bir bölümünü toprak iyelerine önceden ödeyerek, bayındırım yetkisinin devletçe alınıp kamu yararına ayrılması.

Bayındırım hakkının ulusallaştırılması tanımı, anlamı

Bayın : Şımarık, yüzsüz, nazlı, yaramaz, terbiyesiz, arsız, densiz. [Bakınız: Baylan]

Bayındırım hakkı : Toprağın iyeliğinden ayrı olarak, toprak iyesinin, kamunun vargı, eylem ve işlemleri sonucunda, hiçbir emek vermeksizin, toprağının bayındırılmasından elde edeceği artık değer. İngiltere hükümetinin, 1947 tarihli bir yasa ile, kent toprağı iyelerinden, belli bir ön ödeme karşılığında alarak ulusallaştırdığı, bayındırma ve geliştirme ayrıcalığı.

Hakk : Hak. Hak, hisse.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Bayındır : Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

Ulus : Millet. Bartın iline bağlı ilçelerden biri.

Ulusal : Millî.

Kamu yararı : Devletin gereksinimlerine cevap veren ve bu ihtiyaçları karşılayan, topluma yarar sağlayan değerler bütünü, menafiiumumiye.

 

Kazancı : Kazan yapan, satan veya onaran usta. Kazanı ateşleyen kimse, ateşçi.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Topra : Torba.

Diğer dillerde Bayındırım hakkının ulusallaştırılması anlamı nedir?

İngilizce'de Bayındırım hakkının ulusallaştırılması ne demek ? : nationalisation of development rights