Bazofil eritroblast nedir, Bazofil eritroblast ne demek

Bazofil eritroblast; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Alyuvar yapımında proeritroblastların bölünmesi sonucu biçimlenen hücre. Bu hücreler de bölünerek polikromatofil eritroblastları oluştururlar.

Bazofil eritroblast anlamı, tanımı

Eritroblast : Alyuvar olgunlaşma aşamalarından hemositoblasttan sonra gelen en genç olgunlaşmamış alyuvar tipi, normoblast, ortokromatofil eritroblast. Kemik iliğinde eritrositi verecek olan çekirdekli hücre

Bazofil : Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.

Polikromatofil eritroblast : Alyuvar yapımında bazofil eritroblastlardan farklılaşan, sitoplazmalarında hemoglobin belirdiğinden kan boyalarıyla kırmızıya ve ribozomlar ise maviye boyanan hücreler.

Proeritroblast : Alyuvar gelişiminde köken hücreden farklılaşan, sitoplazma mavi ve çekirdek ise mor renkte boyanan ilk hücre.

Alyuvar yapımı : Alyuvarların eritropoetinlerin etkisi altında kemik iliğindeki hemositoblastus adı verilen köken hücreden gelişmesi, eritrositopoez. Alyuvar olma yönünde koşullanmış olan progenitör hücrelerde poietinler DNA moleküllerindeki genleri inhibe veya aktive etmeleri sonucu alyuvarlar yapılırlar.

Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

 

Alyuvar : Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

Polik : Saç.

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer.

 

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Biçi : Erkek çocuk.

Diğer dillerde Bazofil eritroblast anlamı nedir?

İngilizce'de Bazofil eritroblast ne demek ? : erythroblastus basophilicus