Be at leisure türkçesi Be at leisure nedir

  • Rahatlamak.
  • Bir şey yapmamak.
  • Boş zaman geçirmek.
  • Özgür olmak.
  • Boş zamanı olmak.
  • Boş vakti olmak.

Be at leisure ingilizcede ne demek, Be at leisure nerede nasıl kullanılır?

Be : Olmak. Mal olmak. -di. Var olmak. -dir. Bulunmak. Anlamına gelmek. -dır. Kalmak. -dı.

At : De. Yanında. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Nezdinde. Da. Bir hareketin hedefini gösterir. Ye. Bir yeri belirtmek için kullanılır. A. Bir zamanı belirtmek için kullanılır.

Leisure : Acelesi olmama. Serbestlik. Tatil. Fırsat. Uyumak, yemek ve çalışmak için ayrılan zamanın dışında kalan zaman. dinlenmeye, gezmeye ve eğlenmeye ayrılan zaman. Dinlence. Boş zaman aktivitesi. İşsizlik. Boş vakit. İşçinin çalışma süresinin dışında kalan zamanı.

Be at : -de bulunmak. -de olmak.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be at bay : Köpeklerce kıstırılmak. Çıkmaza girmek. Çok zor bir durumda olmak. Köşeye sıkışmak. Mesafe koymak.

Be at a low ebb : Çok azalmış olmak. En kötü durumunda olmak. En düşük seviyede olmak. Morali bozuk olmak.

Be at a loss : Eli ayağı dolaşmak. Şok olmak. Eli ayağı tutulmak. Ne diyeceğini bilememek. Ne yapacağını şaşırmak. Şaşırmak. Ne yapacağını bilmemek. Zararda olmak. Dili tutulmak. Ne yapacağını bilememek.

 

Be at a disadvantage : Dezavantajlı olmak. Olumsuz bir durum veya koşulda olmak. Zarar verici bir durumda olmak.

Be at a loose end : Çıkmaza düşmek. Çıkmazda olmak. Boşta olmak. Boşlukta olmak. Yapacak bir şeyi olmamak. Çıkmazda bulunmak.

İngilizce Be at leisure Türkçe anlamı, Be at leisure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be at leisure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freshen up : Ferahlamak. Kendine çeki düzen vermek. Tazelemek. Yıkanıp kıyafet değiştirmek. Tazeleşmek. Yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek. Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Yıkanmak. Makyajını tazelemek.

Be off the hook : Cezalandırılmamış olmak. Ferahlamak. Temize çıkmak. Suçsuz olmak. Sıkıntıdan kurtulmak. Belayı atlatmak. Aklanmış olmak. Aklanmak. (sıkıntıdan) kurtulmak.

Eases : İçi rahat olma. Rahat. Rahatlık. Yatıştırmak. Dindirmek. Kolaylaştırmak. Ağrıdan kurtarmak. Gevşetmek. Rahatlatmak. Hafifletmek.

Calming down : Durgunlaşmak. Sakin olmak. Öfkesi yatışmak. Sakin olma. Mayna olmak. Sakinleştirme. Yatışmak. Yatıştırmak. Sakinleşmek.

Hang loose : Ağırdan almak (resmi olmayan). Rahat hissetmek. Sabırla beklemek.

Be on the loose : Çılgınca eğlenmek. Serbest olmak. Kayıplara karışmak. Dağıtmak.

Freshening up : Canlanmak. Makyajını tazelemek. Yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek. Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Yenileştirmek. Yıkanmak. Kendini tımar etmek. Ferahlamak. Tazelemek.

Kick back : Geri tepmek. Rüşvet vermek. Geri tepme. Geri tepmek (tüfek). Yeniden uyuşturucuya başlamak. Çalınmış eşya veya parayı sahibine geri vermek.

 

Be at ease : Kendini iyi hissetmek. Huzurlu olmak. Kaygı ve endişeden arınmış olmak. Konforlu hissetmek. Kendini rahat hissetmek. Kuş gibi hissetmek. Müsterih olmak. Rahata geçmek. İçin rahat olsun.

Be free : Boş olmak. Hür olmak.

Be at leisure synonyms : ease, chill out, feel relieved, be independent, become comfortable, calm down, calmed down, eased.