Becayiş nedir, Becayiş ne demek

Becayiş; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

Becayiş hakkında bilgiler

TDK sözlüğüne göre becayişin kelime anlamı "karşılıklı yer değiştirme"dir. Becayiş, Türkiye'de farklı bir anlam kazanmış ve memuriyet ile ilgili bir kavram haline gelmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 73. Maddesinde becayiş, "Aynı kurumun başka başka yerlerde bulunan aynı sınıftaki memurları, karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanmalarını isteyebilirler. Bu isteğin yerine getirilmesi atamaya yetkili amirlerince uygun bulunmasına bağlıdır." şeklinde tanımlanmış ve açıklanmıştır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu becayiş için herhangi bir dönem öngörmemiştir.

Bazı kurumların becayiş şartları özel olarak belirlenmiştir. T.C. Sağlık Bakanlığı da bu kurumlardan biridir. "Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği"nin 29. Maddesinde "Bakanlık kadrolarına ilk defa sınav sonunda veya Yönetmelikteki düzenlemelere göre kur’a ile aynı unvan ve branşta kadrolara atanan personel, sınav ve kur’a sonuçlarının ilanından itibaren 5 gün içinde Bakanlığa şahsen veya il müdürlükleri vasıtası ile müracaatları halinde karşılıklı olarak yer değiştirebilirler. Aynı hizmet bölgesi illerde aynı unvan ve branşta görev yapan personel, il müdürlükleri vasıtası ile müracaatları ve Bakanlığın uygun görmesi halinde karşılıklı olarak yer değiştirebilirler." denilmektedir.

 

Becayiş tanımı, anlamı:

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Cevap, yanıt. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Becayiş etmek : Değişik yerdeki görevliler, karşılıklı yer değiştirmek.

Sözlü : Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Türki : Türkçe. Türkle ilgili.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Memuriyet : Memurluk.

Kavram : Tutam, avuç dolusu. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon.

Karşılıklı : Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde. Birbirine karşı bulunan. İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil.

 

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Önem. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Görev, makam. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Gezinilen, ayakla basılan taban. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Durum, konum. Yerküre. İz. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Durum, konum, vaziyet. Ülke.