Besler nedir, Besler ne demek

Besler; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Ağrı kenti, Doğubayazıt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Besler ile ilgili Cümleler

  • Bana bir iyilik yapar mısın ve köpeğimi besler misin?
  • Ali her gün aynı zamanda köpeğini besler.
  • Edebiyat okumak zihnimizi besler.
  • Köpeğini makarnayla beslersen ne olur?
  • O, sığır ve atları besler.
  • O, satmak için sığır besler.
  • Biri siyah, diğeri beyaz iki kedi besler.
  • Spor dostlukları besler.
  • Süt bir bebeği besler.
  • O, bir evcil hayvan olarak bir yer domuzu besler.

Besler hakkında bilgiler

Besler, Ağrı ilinin Doğubayazıt ilçesine bağlı bir köydür. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur. Ağrı iline 113 km, Doğubayazıt ilçesine 14 km uzaklıktadır.

Besler ile ilgili Atasözü veya Deyim

ay var yılı besler, yıl var ayı beslemez : “öyle zaman olur ki bir aylık kazanç insanı bir yıl geçindirir, öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç bir ay geçindirmeye yetmez” anlamında kullanılan bir söz.

gün olur yılı besler, yıl olur günü beslemez : “ticarette kazanç, günü gününe uymaz” anlamında kullanılan bir söz.

Besler anlamı, kısaca tanımı

 

Besler atardamarlar : Kemikleri besleyen atardamarlar, arterya nutrisya

Besler delikler : Kemikler üzerinde, kemikleri besleyen damarların girmesine yarayan delikler, foramina nutrisya.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Nereden : Hangi yerden?. Nasıl, ne gibi bir ilişki ile.

Yoktur : Olmaz.

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Nerede : Hangi yerde?. "İmkânsız" anlamında kullanılan bir söz.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Köydür : Uzun floş eteklik.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

 

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Köyün : Büyük sepet, küfe.

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Diğer dillerde Beslenme zamanı anlamı nedir?

İngilizce'de Beslenme zamanı ne demek ? : feeding time