Bos taurus sığırı nedir, Bos taurus sığırı ne demek

Bos taurus sığırı; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İngiltere’de veya Avrupa’da yetiştirilen, boynuzlar arasında belirgin bir çıkıntının varlığıyla sığır cinsinin diğer türlerinden ayrılan sığır alt türü.

Bos taurus sığırı anlamı, kısaca tanımı

Bos : Boy: Boslarını dorguldurlardı. (Boy) pos - boy bos: boy pos. Beyin omurilik sıvısı

Sığı : Bir çeşit geyik, karaca.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Alt tür : Bir tür içinde ayrılan ikinci derecedeki tür.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Boynuz : Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

 

Cinsi : Cinsel.

İngil : Küçük baş hayvanlara takılan ip ya da kayış tasma: Köpek boğazındaki ingili kırmış. Çocuk başlığı ya da şapkanın çene altından geçen bağcığı. İplik. Kibir: Fatma nine çok ingillidir. Kuşku. Çok zayıf insan ya da hayvan. Sümük. Koyun ve kuzunun boynuna geçirilen tasma.

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Beli : Evet.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

İngi : Nezle. inme hastalığı. İnme.

Diğer dillerde Bos anlamı nedir?

İngilizce'de Bos ne demek ? : cerebrospinal fluid