Boyuttutar nedir, Boyuttutar ne demek

Boyuttutar; Metalürji alanında kullanılan bir terimdir.

Metalürji'deki terim anlamı:

Isıl işlem sırasında, boyutsal değişimlerini önlemek için, parçaların içine konuldukları metal nesne.

Boyuttutar kısaca anlamı, tanımı

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut

Boyuttutarda suverme : Suverilen parçaların, işlem sırasında biçim değiştirmelerini önlemek için, boyuttutar kullanılarak yapılan su verme işlemi.

Desteklik boyuttutarı : Isıl işlem sırasında, boyutsal değişimleri önlemek ya da azaltmak amacıyla, işlem gören parçaların üstüne ya da içine konulan özel bir tür boyut tutar.

Sıkma boyuttutarı : Özel parçaların ısıl işleminde, büzülme, burulma ve eğrilmeyi kesinlikle önlemek için kullanılan bir tür boyuttutar.

Isıl işlem : Uzun zaman özelliklerinin bozulmadan korunmasını sağlamak amacıyla bir ısı uygulayarak yapılmış olan besinleri kurutma işlemi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

 

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Önleme : Önlemek işi.

İçine : İçin edatı.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

 

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Diğer dillerde Boyuttutar anlamı nedir?

İngilizce'de Boyuttutar ne demek ? : fixture