Browne ödünç verme yöntemi nedir, Browne ödünç verme yöntemi ne demek
Browne ödünç verme yöntemi; Kitaplık alanında kullanılan bir kelimedir.
Teknik terim anlamı:
N. E. Browne tarafından bulunan ve okuyucu kartlarıyle yapılan ödünç verme yöntemi.
Browne ödünç verme yöntemi tanımı, anlamı
Ödün : Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ödünleme, ivaz, taviz. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık
Ödünç verme : Belli bir süre sonra geri ödemek koşuluyla bir başkasına para ya da mal verme. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Öneli geldiğinde geri alınmak ve ürem sağlamak amacıyla belirli bir süre için ödünç para verme.
Ödünç verme yöntemi : Okuyucuya ödünç verilecek kitaplık gereçleriyle ilgili kaydın tutulma biçimini saptayan yöntem, a. bk. işlem kartlı ödünç verme, markayla ödünç verme, çekli ödünç verme, Newark ödünç verme yöntemi, Dickman ödünç verme yöntemi, Islington ödünç verme yöntemi, fotoğrafik ödünç verme yöntemi, delikli kartla ödünç verme yöntemi, ses-kayıt ödünç verme yöntemi.
Ödünç : İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey).
Verme : Vermek işi.
Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.
Okuyucu : Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari. Düğüne çağrı yapan kimse. Türkücü. Şarkıcı.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Kart : Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. Düzgün kesilmiş ince karton parçası. Oyun kâğıdı. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. Kartpostal.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
E : Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir. Nota işaretlerini harflerle gösterme yönteminde mi sesini bildirir. Başına getirildiği cümledeki kavrama göre çeşitli tonlar alarak birtakım duygular anlatan bir söz. Soru vurgusuyla şaşma ve merak anlatan bir söz. Ardından gelecek söz ve davranışları öğrenmek amacıyla soru kavramı taşıyan, bir beklentiyi içeren bir seslenme sözü. Öyle ise, öyle olunca, mademki öyle anlamlarında bir söz. Aynştaynyum elementinin simgesi. Çağırma ünlemi. İğrenme, tiksinme bildirir ünlem. Efendim, ha öyle mi anlamında kullanılır. Evet, peki. Devam et, sonra anlamında kullanılır. Peki, evet, tamam, olur. E, öyle olunca, öyle ise. E!. Ünlem. Hey. Enzim. Glutamik asit. 3.Enerji. [Bakınız: ektoplâzmik yüz]. Müzik edebiyatında ve dizgelerde Mİ notasını ifade eden harf. [Bakınız: Tümel olumsuz önermenin simgesi].
Diğer dillerde Browne ödünç verme yöntemi anlamı nedir?
İngilizce'de Browne ödünç verme yöntemi ne demek ? : browne book charging system

Bu kısımda Browne ödünç verme yöntemi nedir? Browne ödünç verme yöntemi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Browne ödünç verme yöntemi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Browne ödünç verme yöntemi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.