Döviz sunumu nedir, Döviz sunumu ne demek

Döviz sunumu; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Uluslararası mal ve hizmet dışsatımı, sermaye dışalımı, arakazanç ve spekülasyon amaçlarıyla gerçek veya tüzel kişilerin değişik kurlardan satmak istedikleri yabancı para miktarı.

Döviz sunumu anlamı, kısaca tanımı

Döviz : Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı. Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton. Yabancı ülke parası

Sunu : Sunulan şey. Arz. Ön söz, takdim.

Sunum : Sunma işi. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması. Lokma, parça.

Sermaye dışalımı : Diğer ülkelerdeki yerleşik kişilerin bir ülkeye doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde gerçekleştirmiş oldukları yatırım.

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Spekülasyon : Vurgunculuk. Kurgu. Saptırma.

Tüzel kişi : Hukuk bakımından bireylerin veya malların topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık.

Arakazanç : Türdeş iktisadi varlık fiyatlarının, piyasalar arasındaki farkından kazanç sağlamak amacıyla yapılan işlem.

 

Sermaye : Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Genelev kadını. Varlık, servet. Konu.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Satmak : Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Araka : İri taneli bezelye.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Tüzel : Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal. Hükümle ilgili, hükmi.

Diğer dillerde Döviz sunumu anlamı nedir?

İngilizce'de Döviz sunumu ne demek ? : foreign exchange supply