Düzensiz ses olayı nedir, Düzensiz ses olayı ne demek

Teknik terim anlamı:

Bir dildeki bazı ses değişmesi olaylarının belirli bir düzene bağlı olmadan kuralsız olarak gerçekleşmesi: ET. kanXyu>kanı> TT. hani, alma>elma, akşam-leyin Far. BirBader > ağz. bilBader “erkek arkadaş”, Ar. safar>TT. sefer, Ar. talaf>TT. telef, Ar. tilsim>TT. tılsım, Ar. zavca>TT. zevce “eş, karı”, Fr. vapeur>TT. vapur>ağz. pampur vb.

Düzensiz ses olayı tanımı, anlamı

Ses olayı : Dil seslerinin oluşturdukları anlamlı ve görevli ses birliklerinde (kelime ve hece) uğradıkları değişmeler. Ses türemesi, ses düşmesi, benzeşme, ses birleşmesi, ve benzerleri Türkçenin ses olaylarından bazılarıdır

Düze : Doz.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Ses değişmesi : Dilde kendiliğinden veya bir etkenle oluşan ses başkalaşması: jilet > cilet, kaçtı > kaştı, Necdet > Nejdet gibi.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Akşamleyin : Akşam. Akşam saatlerinde, akşam olduğunda, akşam saati, akşam vakti.

Kuralsız : Kuralı olmayan, kurala uygun olmayan, kaidesiz.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

Tilsim : Sihir, büyü.

Tılsım : Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. Çare, önlem. Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey.

Pampur : Tren.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Talaf : Atlarda görülen arpalama hastalığı.

Zevce : Karı.

Safar : Sefer.

Diğer dillerde Düzensiz kuyruklugiller anlamı nedir?

Almanca'da Düzensiz kuyruklugiller ne demek ? : dornschwanzhörnchen