Denize çıkışı olmayan ülkeler nedir, Denize çıkışı olmayan ülkeler ne demek

Denize çıkışı olmayan ülkeler; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Denize çıkışının olmadığı ya da sınırlı olduğu için dünya ticaret yollarından uzakta bulunan ve yüksek taşıma maliyetleri yüzünden sosyo-iktisadi kalkınmalarını gerçekleştiremeyen ülkeler.

Denize çıkışı olmayan ülkeler kısaca anlamı, tanımı

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola

Çıkı : Çıkın.

Çıkış : Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Olma : Olmak işi.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

 

Taşıma maliyetleri : Hammadde, aramal ve sonul malları bir yerden başka bir yere taşımak için katlanılan maliyetler.

Kalkınma : Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

Yüzünden : -den ötürü.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Maliyet : Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.

Sınırlı : Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Kalkın : Düzce şehrinde, Akçakoca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Maliye : Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü. Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş. Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.

Taşıma : Taşımak işi.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.

Diğer dillerde Denize çıkışı olmayan ülkeler anlamı nedir?

İngilizce'de Denize çıkışı olmayan ülkeler ne demek ? : landlocked developing countries, lldcs