Divit nedir, Divit ne demek
Divit; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Divit" ile ilgili cümleler
- "Rahlesinin üstünde diviti, kitapları ve değnekleri dururdu." - Y. K. Beyatlı
Yerel Türkçe anlamı:
Tahıl koymaya yarayan tahtadan yapılmış büyük ambar.
Divit hakkında bilgiler
Divit, hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmakta kullanılan bir tür kalem. Divitin çalışma prensibi dolma kaleme benzer ancak dolma kalem gibi mürekkep haznesi bulunmaz. Bu nedenle belirli aralıklarla mürekkebe batırılması gerekir.
Arapçada "mürekkep şişesi" anlamına gelen devat kelimesi Türkçede divit şekline dönüşmüş ve farklı bir mana kazanmıştır. Sözcüğün en eski kökü Antik Mısır medeniyetine dayanır. Aramice "diwotā" (דותא) ve İbranice "dīwo" (דיו) sözcükleri "mürekkep" anlamına gelir.
Yazma uçları yaygın olmamakla birlikte klasik antik dönemde kullanılıyorlardı. Elde mevcut en eski yazma ucu, antik Pompeii kalıntılarında bulunmuş tunç bir divittir. En geç 7inci yüzyılda kullanılmaya başlanan tüy kalemler ise 19uncu yüzyılın ortalarına kadar yaygın olarak kullanılmıştır.
Eskiden divit takımları, mürekkep hokkası ile içinde kamış kalem ve onu açmakta kullanılan kalemtraş, makta gibi yazı aletlerinin konulduğu dar ve uzun prizma şeklinde bir gövdeden meydana gelirdi. Büro mahiyetindeki yerlerde yazı takımı, yazı tepsisi, hattat çekmecesi olarak isimlendirilen kapların içinde topluca bulundurulan yazı edevatı, kâtip veya hattatın yanında taşıyabilmesi için divit içine konulur ve bu da bele sarılan kuşağa çapraz olarak yerleştirilirdi. Hokka kısmı çıkıntısı dolayısıyla yukarı tarafta kalır, böylece divit kuşak arasında kaymadan durabilirdi.
Divit tanımı, anlamı:
Hokka : Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap.
Batı : Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp. Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika.
Yazma : Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha. Yazmak işi, tahrir. Kabakulak.
Kalem : Bazı deyimlerde yazı. Yazar. Yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç. Resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer. Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç. Çeşit, tür.
Divitin : Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş.
Değişik : Yedek iç çamaşırı, giyecek. Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Farklı. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.
Yazmak : Yazar olarak görev yapmak. Bir göreve almak. Açmak. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek. Kaydetmek. İnsanın geleceğini belirlemek. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. Gelinin yüzünü süslemek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur. Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak. Yazı ile bildirmek, haber vermek. Yaymak, sermek.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi.
Prens : Bazı ülkelerde en yüksek soyluluk unvanı. Bir prensliğin başında bulunan kimse. Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan.
Dolma : Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Doldurularak yapılan. Dolmak işi. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Mürekkep : Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde. Birleşmiş, birleşik. -den oluşmuş.
Divit divit : Dikkat ve gayretle uğraşmayı anlatır: Köşeyi bucağı divit divit aradım. Işığın oynaklığını anlatır.
Divitanbar : Tahıl koymaya yarayan tahtadan yapılmış büyük ambar
Divitanbarı : Tahıl koymaya yarayan tahtadan yapılmış büyük ambar.
Diğer dillerde Divit anlamı nedir?
İngilizce'de Divit ne demek? : hist. a pen-case with inkwell, worn in the girdle by scribes.


Bu kısımda Divit nedir? Divit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Divit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Divit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.