Diyatome nedir, Diyatome ne demek
Diyatome; bir bitki bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
Fransızca'da Diyatome ne demek?:
diatomée
Osmanlıca Diyatome ne demek? Diyatome Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
üşmiye-i hadra
Diyatome hakkında bilgiler
Diyatomeler (Latince: Bacillariophyceae) (Yunanca: διά (dia) = "içinden" + τέμνειν (temnein) = "kesmek",vb. "yarın kesilmek"), ökaryotik su yosunlarının fitoplanktonları oluşturan temel gruplarındandır.
Diyatomeler, silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyasıdır. şekil bakımından fevkalade zenginlik gösteren, küçük, esmer renkli, tek hücreli veya koloni halinde yaşayan alglerdir. Diğer alglerden çok farklı yapıdadırlar. En önemli özellikleri, hücrelerinde bol miktarda silis ihtiva etmeleri ve hücre çeperlerinin birbiri üzerine kapanan, kapaklı kutu biçiminde bir yapı göstermeleridir.
Bu durum onların sınıflandırılmasında da etkilidir. Hücre çeperinin ana maddesi pektin olup, buna % 95’e kadar değişebilen oranda silisiştirak eder. Diyatomelerin hücre çeperlerine kabuk (frustul) adı verilir. Üstteki büyük olan kabuğa ‘epiteka’, altta küçük olanınada ‘hipoteka’ denir. Bir diyatome kabuğunun ön ve alt yüzeyden görünüşüne ‘valva’ görünüşü, yandan görünüşüne kuşak görünüşü denir. Epiteka ve hipoteka sayısı, türlere göre değişen ara bandlarla birbirlerine bağlanır. Valva'da çeşitli noktalı sıralar, kaburgamsı çıkıntılar ve delik benzeri süsler mevcuttur. Çeşitli şekillerde olan bu süsler, tür ve cinsler için karakteristiktir. Cyclotella comta’da olduğu gibi, bu süslerin kabuğun ortasında bulunan bir noktanın etrafında ışınsal doğrultuda dizildiği tiplere sentrik, süslerin bir eksensel çizgiye göre simetrik veya asimetrik iki taraflı (bilateral) olarak dizildiği tiplere de pennat diyatomeler adı verilir.
Diyaromeler tek hücreli canlıdırlar. Eskilerden hayvan olarak nitelendirilseler de, fotosentez yapabilen kloroplast adlı yapılara sahip oldukları için bir bitkidirler. Ve araştırmalar sonucu alglerin alt bir türü oldukları anlaşılmıştır. Kloroplastları bulunduğu için oksijen üretimi yaparlar ve bu miktar önemli miktardır. Çünkü göremediğimiz, sayısız diyatome vardır. Geometrik düzenleri alışılagelmedik şekilde oldukça düzgün ve şekillidir. Petrol işleri, deniz suyu kirlilik oranı tespiti gibi birçok alanda kullanımları yaygındır.
Diyatome anlamı, tanımı:
Silisli : Yapısında veya birleşiminde silis bulunan.
Sert : Güçlü kuvvetli. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Titizlikle uygulanan, sıkı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Gönül kırıcı, katı, ters. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
Kabuk : Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı. Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm.
Fosil : Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse. Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl.
Kalın : Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Pes (ses). Enli ve gür (kaş). Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Etli, dolgun. Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü.
Katman : Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.
Algler : Su yosunları.
Familya : Karı, eş. Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Kesilmek : Akım gelmez olmak. Tutulmak, kapatılmak. Yoksun kalmak. Durmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Dinmek. Son veya aralık verilmek. Sona ermek. Makaslanmak. Sünnet olmak. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kesme işi yapılmak. Akmamak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak.
Yosun : Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.
Temel : En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
Grup : Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Küme.
Şekil : Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Anlatım biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Biçim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim.
Bakım : Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi.
Fevkalade : Aşırı, çok fazla. "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz. Aşırı bir biçimde. Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik.
Diyatome çamuru : Özellikle diyatome kabuklarından bileşik, derin deniz tortulu.
Diyatomeler, yeşildeniz sazıgiller : (botanik)
Diğer dillerde Diyatome anlamı nedir?
İngilizce'de Diyatome ne demek? : diatom


Bu kısımda Diyatome nedir? Diyatome ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Diyatome tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Diyatome hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.