Dolikol nedir, Dolikol ne demek
Dolikol; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Bakteri duvarına ve glikoproteinlere şeker taşıyan bir izopren. Hayvanlarda 17-21 izopren biriminden oluşur.
Dolikol hakkında bilgiler
Dolikol, bakteri duvarına ve glikoproteinlere şeker taşıyan bir izoprendir. Hayvanlarda 17-21 izopren biriminden oluşur. Endoplazmik retikulmun zarında bulunur. N-glikozillenecek birimlere oligosakkarit oluşumunda görev alır. Dolikol düzeyi yaşlanmayla artar, ancak Alzheimer ile azalır. Oligosakkaridlerin proteinlere transferinde rol alır.
Dolikol tanımı, anlamı
Doli : Deve yavrusu. Dolu, çok
Oligosakkarit : Sadece birkaç monosakkarit biriminden oluşan molekül. Birkaç monosakkaritin glikozidik bağla birbirine bağlanarak polimerize olmasından meydana gelen karbonhidrat. Glikozitik bağlarla birleşmiş birkaç monosakkarit grubu.
Glikoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.
Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.
Transferin : Kan plâzmasında bulunan demir taşıyıcı protein. Kan plazmasında bulunan demir taşıyıcı bir protein. Karaciğerde sentezlenen serumdaki demiri bağlayan ve taşıyan glikoprotein yapısındaki serum beta-globulini, siderofilin, Tf.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Yaşlanma : Yaşlanmak işi. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Aşırı doygun bir katı çözeltinin, dengeli duruma geçerken çökelme yaratması olayı. Döllenme ile ölüm arasında yayılan gelişme ve büyüme aşamaları.
Transfer : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma. Aktarma.
İzopren : Terpenlerin, karotenoitlerin, doğal kauçuğun yapı birimini teşkil eden, koenzim Q, klorofil, A ve K vitamininin yapısına giren beş karbonlu kimyasal birimler. Formülü C5H8 olan ve birçok terpen bileşiklerinin yapısında bulunan, renksiz, uçucu sıvı hidrokarbon. Hidrokarbon 2-metil-1, 3 butadien, C5H8. İzoprenoit biyomoleküllerinin yineleyen yapısal ünitesi.
Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.
Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.
Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
Yaşla : Yaş iken.
Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].
Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel.
Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
Diğer dillerde Dolikol anlamı nedir?
İngilizce'de Dolikol ne demek ? : dolichol

Bu kısımda Dolikol nedir? Dolikol ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dolikol tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dolikol hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.