Duygusal doyum nedir, Duygusal doyum ne demek

Duygusal doyum; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir görüşmenin görüşülen kişi üzerinde olumlu izlenim bırakacak biçimde bitirilmesi durumunda beliren ve gerek ek açıklamalar, gerekse daha sonraki gözlemler için yatkınlık kazandıran doyum.

Duygusal doyum tanımı, anlamı

Doyum : Eldekinden hoşnut olma durumu, doyma işi, yetinme, kanma, kanaat. Bazı istekleri giderme, tatmin, orgazm

Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

Duygusal : Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

Bitirilme : Bitirilmek işi.

Görüşülen : Bir görüşmede kendileriyle karşılıklı konuşularak bilgi alınan birey ya da birim. bk. yanıtlayıcı.

Yatkınlık : Yatkın olma durumu. Alışkanlıktan doğan yeti, meleke, mümarese.

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Sonraki : Sonra olan.

Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

İzlenim : Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj. Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba.

 

Yatkın : Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.

Görüşü : Ölçünlü yordamlardan yoksun olduğu için güvenilirlik ve geçerlik düzeyi düşük özgür görüşme, bk. yöneltimsiz görüşme.

Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

Olumlu : Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Diğer dillerde Duygusal doyum anlamı nedir?

İngilizce'de Duygusal doyum ne demek ? : emotional satisfaction