Emendirmek nedir, Emendirmek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yormak, zahmet vermek.
Boş yere ümitlendirmek, aldatmak.
Teknik terim anlamı:
Emek çektirmek, zahmet vermek, zahmete sokmak, yormak.
Emendirmek kısaca anlamı, tanımı
Emen : Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
Ümitlendirmek : Umutlandırmak.
Ümitlendirme : Umutlandırma.
Çektirmek : Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.
Boş yere : Boşuna.
Aldatmak : Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
Çektirme : Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
Aldatma : Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.
Yormak : Yorgun duruma getirmek. Sıkıntıya sokmak, üzmek. Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak. Bir anlam vermek, yorumlamak.
Zahmet : Güçlük.
Sokmak : İçine ya da arasına girmesini sağlamak. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Belli etmeden kötü bir malı vermek. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.
Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
Yorma : Yormak işi.
Sokma : Sokmak işi.
Verme : Vermek işi.
Zahme : Üzengi kayışı. Mahmuz.
Alda : Bir çocuk oyunu.
Ümit : Umut.
Emek : Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci.
Boş : İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
Diğer dillerde Emeklilik fonu anlamı nedir?
İngilizce'de Emeklilik fonu ne demek ? : pension fund

Bu kısımda Emendirmek nedir? Emendirmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Emendirmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Emendirmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.