Fellner kuramı nedir, Fellner kuramı ne demek
Fellner kuramı; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.
İktisat terim anlamı:
Azel piyasasında yeralan firmaların aralarında anlaşamadıkları durumda, kârları birbirlerine bağlı olduğundan rekabetten kaçınmak için küçük çapta anlaşmalarla piyasanın paylaşılmasını öneren ve Fellner tarafından ileri sürülen kuram.
Fellner kuramı anlamı, tanımı
Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme
Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.
Azel piyasası : Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü.
Küçük çapta : Belirli bir ölçüde. Yaygın olmayan.
Paylaşılma : Paylaşılmak işi.
Kaçınmak : Herhangi bir işi yapmaktan veya özverili davranmaktan geri durmak, imtina etmek.
Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
Rekabet : Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış.
Kaçınma : Kaçınmak işi.
Yeralan : Ovada yükselen küçük tepe, höyük. Samsun şehrinde, Kavak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.
Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.
Firma : Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi.
İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Karla : Kanlar.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Diğer dillerde Fellner kuramı anlamı nedir?
İngilizce'de Fellner kuramı ne demek ? : fellners theory, theory of fellner

Bu kısımda Fellner kuramı nedir? Fellner kuramı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Fellner kuramı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Fellner kuramı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.