Fiyat politikası nedir, Fiyat politikası ne demek

Fiyat politikası; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Tam rekabet koşullarının geçerli olduğu bir piyasada; devletin piyasanın işleyişini etkilemek, yön vermek ve istenilmeyen bazı sonuçları önlemek amacıyla uyguladığı kararların tümü.

İşletmenin, ürettiği malın fiyatını belli bir düzeyde tutmak için izlediği politika.

Fiyat politikası anlamı, tanımı

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer

Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki.

Politik : Siyasal. Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Davranış biçimi, düşünce yapısı. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme.

Tek fiyat politikası : Aynı malın, tüm alıcılara tek bir fiyattan satıldığı fiyatlandırma politikası. karşılığı farklılaştırılmış fiyatlandırma politikası.

 

Tam rekabet : Giriş ve çıkışın serbest ve bilginin tam olduğu, türdeş mallar üretilen piyasada çok sayıda satıcı ve çok sayıda alıcı arasındaki rekabet.

İstenilme : İstenilmek, istenmek işi.

Etkilemek : Etkiye uğratmak, tesir etmek. Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.

İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

Koşullar : Şerâit.

Etkileme : Etkilemek işi, tesir.

Geçerli : Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.

Rekabet : Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış.

İşletme : İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

İşleyiş : İşleme işi.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

Önleme : Önlemek işi.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

Diğer dillerde Fiyat politikası anlamı nedir?

İngilizce'de Fiyat politikası ne demek ? : price policy