Fosforlanmalı görüntülük nedir, Fosforlanmalı görüntülük ne demek

Fosforlanmalı görüntülük; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir eksiuç ışıtacı ya da almaç ışıtacının, iç çeperi fosforlanmalı özdekle sıvalı ve elektronlarla bombalanınca ışık yayan düz bölümü.

Fosforlanmalı görüntülük anlamı, tanımı

Fosforlanma : Daha kısa dalga boyunda bir elektromıknatıs ışımayı soğurduktan sonra, bunu daha uzun bir dalga boyundaki bir ışık olarak yayma biçiminde ortaya çıkan ışıldama çeşidi. (Işınırlığın tersine, fosforlanma, ışıma kesildikten sonra da bir süre devam eder)

Fosforlanmalı : Fosforlanma özelliği taşıyan (özdek).

Görün : Mezar, mezarlık.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

 

Görüntülük : Ekran.

Eksiuç ışıtacı : Eksiuç ışınlarının devinimini doğrudan doğruya gözlemeyi sağlayabilen, havası boşaltılmış ışıtaç. (Eksiuç ışıtaçları, almaç ışıtaçlarının temelini oluşturur).

Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Düz bölüm : Böbrekte nefronu oluşturan üst ve alt borucukların düz seyreden kısımları.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Eksiuç : Kıvılkesimde, sıvıya batırılıp kıvıl akım geçmesini sağlayan metal uçlardan eksi yüklü olanı. [Bakınız: katot]. Negatif elektrikucu. (Özellikle radyo ışıtaçlarında negatif yüklü olan ve elektron üreten elektrikucu).

Sıvalı : Sıva vurulmuş, sıva sürülmüş. Sıvar gibi bulaşmış, sıvanmış. Sıvanmış, kıvrılmış (giysi kolu).

Çeper : Çit. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Sebze bahçesi. Zar. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Bomba : Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

 

Diğer dillerde Fosforlanmalı görüntülük anlamı nedir?

İngilizce'de Fosforlanmalı görüntülük ne demek ? : phosphor screen