Gıdak nedir, Gıdak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Gaga.
Yumurta (çocuk dilinde).
Çocukların oyunda yerlerini belli etmek için yere koydukları değnek ya da taş.
Bazı çocuk oyunlarında kararlaştırılan yenme sayısı.
Gıdak kısaca anlamı, tanımı
Gıdakmak : Âdet edinmek, alışmak: Çocuğun durmadan boğazı düşüyor gıdaktı artık. Yaşarmak: Gözlerim gıdaktı. Yağmur hafif yağmak.
Gıdaksınmak : Bir ikramdan yüz bularak dadanmak: Yine mi istiyorsun gıdaksındın galiba. Hayvan yem veren kimseye ya da yere alışmak.
Gıdaktırmak : Birini bir şeye tiryaki etmek: Çocuğa haşhaş gabığını yidire yidire gıdaktırdınız.
Gıdaklama : Gıdaklamak işi.
Gıdaklamak : Tavuk kesik kesik bağırmak.
Gıdaklayış : Gıdaklama işi.
Çocuk dili : Çocukların belli birtakım seslerden, basitleştirilmiş kurallardan, örneklemelerden yararlanarak kullandıkları dil.
Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
Değnek : Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.
Yenme : Yenmek işi.
Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.
Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Çocu : Çocuğu.
Etme : Etmek işi.
Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.
Diğer dillerde Gıda zehirlenmesi anlamı nedir?
İngilizce'de Gıda zehirlenmesi ne demek ? : food poisoning


Bu kısımda Gıdak nedir? Gıdak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gıdak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gıdak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.