Geçiş vergisi nedir, Geçiş vergisi ne demek

Geçiş vergisi; Maliye, Tarih alanlarında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Osmanlı ülkelerinden geçirilen yabancı kökenli mallardan alınan transit vergisi.

Teknik terim anlamı:

Ellerine geçen mallar için kalıtçılarından alınan vergi.

Geçiş vergisi anlamı, kısaca tanımı

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi

Geçiş : Geçme işi. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Kalıtım ve geçiş vergisi : Kalıtım ve tutsu yolu ile bunlar üzerinde hakları bulunan bir ya da daha çok kişilere geçen taşınır ve taşınmaz çeşitli mallar nedeni ile, bu kişilerden yasalarında belirtilen temel yargı ve oranlara göre alınan vergi.

Geçirilen : Mefrûgün leh.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

 

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Transit : Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan (geçmek). Geçici. Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Kalıtçı : Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris.

Mallar : Emvâl. Yararlanılabilecek ve kullanılabilecek nitelikte olan taşınır mallar.

Geçiri : Vaktini geçirerek.

Osman : Bir tür kuş veya ejderha. Hz. Muhammet'in damadı, üçüncü halife. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı.

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Kalıt : Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.

Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Kalı : Halı.

Diğer dillerde Geçiş vergisi anlamı nedir?

İngilizce'de Geçiş vergisi ne demek ? : inheritance tax

Osmanlıca Geçiş vergisi : bac-ı ubûr, mürûriye