Gerçeklik ilkesi nedir, Gerçeklik ilkesi ne demek

Gerçeklik ilkesi; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Psikoloji'deki anlamı:

(Freud) Çevrenin dileklerinin bilincinde olma ve davranışları gerçeklerin gereğine göre yöneltme, ilkesi.

Gerçeklik ilkesi anlamı, kısaca tanımı

Gerç : Eğlenme, alay

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Gerçekli : Gerçeklenmiş, gerçek olduğu anlaşılmış, muhakkak.

Gerçeklik : Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

Yöneltme : Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.

 

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Gereği : Pazar.

Çevren : Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü. Ufuk, göz erimi.

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

 

Dilek : Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Olma : Olmak işi.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Diğer dillerde Gerçeklik ilkesi anlamı nedir?

İngilizce'de Gerçeklik ilkesi ne demek ? : reality principle