Glikojenoliz nedir, Glikojenoliz ne demek

Glikojenoliz; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Özellikle karaciğer ve kas hücrelerindeki glikojenin glikoza dönüşmesi reaksiyonları. Epinefrin salgısmın artması ya da sinir hücrelerinin uyarılması kalsiyum iyon konsantrasyonunu artırarak sitoplâzmada cAMP'nin artmasına sebep olur ve glikojen parçalanması reaksiyonlarını artırır.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Karaciğer ve kas hücrelerde depo edilen glikojenin fosforilaz enzimiyle glikoza yıkılma süreci. Bu süreçte epinefrin ve glukagon etkindir.

Glikojenoliz tanımı, anlamı

Glikojen : Karaciğer ve kaslarda bulunan, hidrolizle şeker veren karbonhidrat

Konsantrasyon : Derişim. Dikkat toplaşımı.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Parçalanma : Parçalanmak işi.

Epinefrin : [Bakınız: adrenalin]. Adrenalin. (Eş anlamlısı: adrenalin), Böbrek-üstü bezi tarafından salınan bir hormon.

Reaksiyon : Tepki. Tepkime. Yanıt.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Uyarılma : Uyarılmak işi.

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

 

Glukagon : Pankreasın Langerhans adacığındaki alfa hücrelerinden salgılanan, yağ dokusunda lipit hidrolizi, karaciğer hücrelerinde glikojen parçalanmasını ve glikoz sentezini uyararak kandaki şeker miktarının düşmesini engelleyen 29 amino asitlik bir hormon. Karaciğerde, glikojen yıkımını ve karbonhidrat olmayan maddelerden glikoz oluşumunu uyararak kan şeker düzeyini yükselten, yağ dokuda yağların yıkılması ve anti-insülin etkinliği olan, pankreasın Langerhans adacıklarının alfa hücreleri tarafından salgılanan, hipoglisemi ve büyüme hormonu tarafından salınımı artan ve 29 amino asit içeren bir polipeptit hormon, hiperglisemik hormon.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Yıkılma : Yıkılmak işi.

Dönüşme : Dönüşmek işi, tahavvül. Benzeşme.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Glikoz : Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşup özellikle üzüm suyunda bulunan şeker, üzüm şekeri yapısındaki basit şeker (C6H12O6).

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Artma : Artmak işi.

Diğer dillerde Glikojenoliz anlamı nedir?

İngilizce'de Glikojenoliz ne demek ? : glycogenolysis