Glomeruler filtrasyon nedir, Glomeruler filtrasyon ne demek

Glomeruler filtrasyon; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Böbreklerdeki ilaçların ve metabolitlerinin atılımının çok hızlı pasif difüzyonla gerçekleştirilen bir biçimi.

Molekül ağırlığı 6.

000 daltona kadar olan maddelerin glomerul damarlarındaki büyük deliklerden süzülmesi.

Glomeruler filtrasyon anlamı, tanımı

Filtrasyon : Bir sıvı veya gazı delikli materyalden geçirerek içindeki asılı durumda bulunan partikülleri ayırma işlemi. Sudaki katı partiküllerin delikli bir materyal, kum veya filtreden geçirilerek ayrılması işlemi. Süzülme

Molekül ağırlığı : Molekülü oluşturan tüm atomların ağırlıkları toplamını gösteren bağıl sayı. (Molekül kütlesi ya da molekül tartısı da denir.). Bir moleküldeki atomların ağırlıklarının toplamı.

Pasif difüzyon : [Bakınız: pasif taşıma]. Kolaylaştırılmış difüzyon. Hücre zarlarında enerji gerektirmeden elektro kimyasal maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçmelerini sağlayan difüzyon. Nötr yüklü maddelerin hücre zarından geçmesini sağlayan basit difüzyonla transmembran proteinlerinin hücre zarından geçmesini sağlayan kolaylaştırılmış difüzyon olmak üzere iki türü bulunur.

Büyük delik : Condylus occipitalis’ler tarafından sınırlandırılan ve cavum cranii’nin dışa açılış deliği, foramen magnum.

 

Metabolit : Metabolizmanın enzimle katalizlenen reaksiyonlarında oluşan madde. Herhangi bir maddenin doku ve organlarda yıkımı sonucu oluşan madde, yıkım ürünü, metabolizma artığı. Metabolik yol olarak adlandırılan ve ardı ardına gerçekleşen reaksiyonlarda öncül moleküller üzerinden oluşan ara ürünler.

Difüzyon : Geçişme. Yayılım.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Süzülme : Süzülmek işi. Bir uçağın motorunu boşa alarak veya durdurarak yaptığı uçuş. Bir kuşun kanat vurmadan yaptığı uçuş.

Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Dalton : Hidrojenin atomik kütle birimi ile aynı olan atomik kütle birimi. Kimyasal maddelerin molekül ağırlığını belirtmek için kullanılan bir hidrojen atomunun ağırlığına eşit ağırlık birimi (1,66 x 10-24 g). Bir hidrojen atomunun ağırlığına denk gelen ağırlık birimi. Yaklaşık 1.657 x 10 -24 g, atomik kütle birimi. Kimyasal maddelerin molekül ağırlığını belirtmek için kullanılan bir hidrojen atomunun ağırlığına eşit ağırlık birimi.

 

Atılım : Atılma işi. Herhangi bir konuda ilerleme çabası. Hızla ilerleme, hamle, savlet. Sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan atılış, atak, hücum. İleri atılma.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Atılı : Atılmış, ertelenmiş, tehirli.

Delik : Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Diğer dillerde Glomeruler filtrasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Glomeruler filtrasyon ne demek ? : glomeruler filtration