Haşal nedir, Haşal ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tembel, beceriksiz kişi.

Hamlamış at, öküz ve benzerleri hayvanlar.

Soluğan at.

Ham incirin ağızda meydana getirdiği yara.

Tarhanayı ekşitmek için konulan pişmiş buğday kırması.

Yün çuval.

Olmamış, ham meyve (daha çok kavun, karpuz için).

Tembel veya hamlamış binek hayvanı.

Haşal anlamı, tanımı

Haşa : Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz. Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz. Büyük çuval. Küllü su ile yıkanmış çamaşır. Eyerin altına konulan kalın kumaş, keçe. Süslü at eyeri

Haşalak : İşe yaramayan, değersiz şey. İşe yaramayan, değersiz şey, işi çabuk yapma.

Haşaldak : Kaba vücutlu, kuvvetsiz kişi. Yonga.

Haşallaşmak : Tembelleşmek: Ağa gene haşallaştı.

Beceriksiz : Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Ekşitmek : Ekşimesine yol açmak.

Tarhana : İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.

 

Olmamış : Olgunlaşmamış, ham.

Ekşitme : Ekşitmek işi.

Soluğan : Nefes darlığına tutulmuş. Sık soluyan (hayvan). Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi.

Karpuz : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

Tarhan : İş yapmamaktan, hareketsizlikten şişmanlamış (hayvan ya da insan.). Balta. İş yapmayan kimse. [Bakınız: Tarkan]. Bingöl şehrinde, Yenibaşak bucağına bağlı bir yer. Çorum ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Arapgir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Pişmiş : Yemek.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Diğer dillerde Hastelloy alaşımı anlamı nedir?

İngilizce'de Hastelloy alaşımı ne demek ? : hastelloy