Havzal nedir, Havzal ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Buğdayın işe yaramayan kısmı.

Elenen, ayrılan şeylerin kalıntıları, kötüleri.

Kömür tozu kırıntısı.

Ufak taşlı, kumlu toprak.

Su yosunu.

Mısır yaprağı.

Kömür tozu.

Havzal kısaca anlamı, tanımı

Havza : Bölge, mıntıka. Samsun iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne. Tekne. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge

Havzalamak : Örmek.

Tarım havzaları : Bir veya birkaç il sınırı veya bölge sınırları içinde aynı ekolojik koşulları taşıyan ve birbirinin devamı niteliğindeki tarımsal üretim alanları.

Kalıntılar : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

Su yosunu : Su yosunlarından, klorofilli bitki, alg.

Kırıntı : Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Elenen : Arapça kökenli alenen: alenen.

Yarama : Yaramak işi.

Kırın : Oyun, raks.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Yosun : Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.

Taşlı : İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.). Üzerinde süs taşı bulunan. Üzerinde taş bulunan.

Topra : Torba.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Kumlu : İçinde kum bulunan, kumsal. Çok ufak ve sık benekli. Hatay iline bağlı ilçelerden biri.

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.

Diğer dillerde Havuz balık yetiştiriciliği anlamı nedir?

İngilizce'de Havuz balık yetiştiriciliği ne demek ? : pond fish culture