Hebil nedir, Hebil ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Genellikle uçurumlarda bulunan, kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık.
Bir çeşit armut.
Çadırı kazığa bağlamaya yarayan ip.
Çakı.
Habil.
Hebil tanımı, anlamı
Hebilli : İçel şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer
Sarmaşık : Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix).
Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.
Kayalar : Artvin şehri, Camili nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Ilıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Batman ili, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ şehrinde, Maden ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun kenti, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri şehrinde, Şemdinli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Bozkurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Midyat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Gevaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehri, Çekerek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Eymir nahiyesine bağlı bir yer.
Sarmaş : Yalnız 'sarmaş dolaş' sözünde kullanılıp birbirine sarılma.
Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.
Uçurum : Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, yar. Büyük fark, ayrılık. Felaketli sonuç.
Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Yapış : Yapma işi.
Kazığ : Rende.
Armut : Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).
Sarma : Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Sarılarak yapılan. Çevirme.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Çadır : Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
Çadı : Kötü huylu kadın.
Çakı : Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı.
Uçur : Vakit, an. Fırsat. Mevsim.
Diğer dillerde Heavy tone anlamı nedir?
Osmanlıca Heavy tone : şiddetli ton

Bu kısımda Hebil nedir? Hebil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hebil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hebil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.