Hemokoriyal plasenta nedir, Hemokoriyal plasenta ne demek

Hemokoriyal plasenta; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnsan ve maymunlarda görülen, yavruya ait koryon kesesi villuslarının döl yatağının endometriyumuna çok sıkı bağlantı kurduğu ve villusların koryon kesesinin belirli yerlerinde plasenta diskoidea adı verilen disk biçiminde oluşumlar yaptığı tam plasenta grubu, plasenta hemo-koriyalis. Trofoblast hücreleri döl yatağının epitel katmanı, bağ dokusu ve kan damarlarının tüm katmanlarını erittiğinden villuslar anne kanıyla temas hâlindedir.

Hemokoriyal plasenta anlamı, kısaca tanımı

Hemo : Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi

Plase : At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun. Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme. Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme. Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma.

Plasenta : Döl eşi.

Plasenta diskoidea : Hemokoriyal plasenta.

Koryon kesesi : Embriyoda amniyon, vitellus ve allantoyis keselerini içerisinde bulunduran embriyo dışı bir kese.

 

Sıkı bağlantı : Hücreler arası alanın kapanacak biçimde birbirleriyle kaynaşması, örtü ve bez epitelini oluşturan hücrelerin üst yüzeylerine yakın olarak hücreleri kuşak veya halka biçiminde sarılmasıyla oluşan hücre bağlantı türü, zonula okludens. Komşu hücrelerin dış zarları düğmecik biçiminde yer yer birbirleriyle birleşerek yüzeyden hücre içerisine geçişler engellenir.

Endometriyum : Döl yatağının tunika mukozasını oluşturan iç zarı. Epitel katmanı ve döl yatağı bezlerini içeren lamina propriyadan oluşan, kızgınlık döngüsü dönemine göre histolojik yapısında ve fonksiyonlarında değişmeler olan, fonksiyonel kat.

Tam plasenta : Koryon kesesi villuslarının döl yatağının endometriyumuyla sıkı bir biçimde bağlantı yaptığı plasenta türü.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

 

Döl yatağı : Memelilerde dölün ana karnındayken içinde bulunduğu organ, ana rahmi, rahim, karın, meşime, uterus.

Trofoblast : İmplantasyon, hormon salgılanma ve plasenta oluşumunda rol oynayan, koryon kesesinin villuslarında yer alan besleyici hücreler. Memelilerde embriyo gelişmesi sırasında teşekkül eden, başlangıçta iki tabaka hâlinde olan, tek tek hücrelerden meydana gelmiş sitotrofoblâst denilen iç tabaka ile çok çekirdekli sinsityum durumundaki hücrelerden meydana gelmiş sinsityotrofoblâst denilen dış tabakadan oluşmuş blâstosistin dış hücre kılıfı.

Maymunlar : Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının eteneliler alt sınıfına giren bir takım, primatlar.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

Koryon : Zar, örtü. Maternal plasentayla ilişki hâlinde olan en dıştaki yavru zarı.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Hemokoriyal plasenta anlamı nedir?

İngilizce'de Hemokoriyal plasenta ne demek ? : placenta hemo-chorialis, hemochorial placenta