Hemokromatozis nedir, Hemokromatozis ne demek
Hemokromatozis; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Vücutta fazla miktarda demir emilimi sonucu oluşan ve dokularda hemosiderin benzeri bir pigmentin aşırı derecede birikimiyle belirgin, ender rastlanan bir metabolizma hastalığı, aşırı demir yükü hastalığı.
Hemokromatozis anlamı, kısaca tanımı
Hemo : Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi
Hemokromatoz : Vücutta aşırı demir birkimiyle oluşan metabolik bir hastalık.
Aşırı demir yükü hastalığı : Hemokromatozis.
Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.
Hemosiderin : Hücrelerin içinde veya hücreler arasında parlak, altın sarısı veya sarı kahverengi granüllerle belirgin, hemoglobinin parçalanması sonucu oluşan ve demiroksit içeren ve suda çözünmeyen bir pigment.
Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
Pigment : Boyar madde.
Birikim : Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
Benzeri : Aynı.
Hastalı : Hastalıklı.
Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
Emilim : Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitelyum hücreleri tarafından emilmesi. Bir maddenin diğer bir maddenin içine alınması, absorbsiyon. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. Işınların madde tarafından tutulması.
Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.
Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.
Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.
Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.
Pigme : Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.
Diğer dillerde Hemokromatozis anlamı nedir?
İngilizce'de Hemokromatozis ne demek ? : hemochromatosis

Bu kısımda Hemokromatozis nedir? Hemokromatozis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hemokromatozis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hemokromatozis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.