Hipofosfatemi nedir, Hipofosfatemi ne demek

Hipofosfatemi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kandaki fosfat seviyesinin normalin altında olması.

Teknik terim anlamı:

Kanda fosfatların ileri derecede azalması.

Hipofosfatemi hakkında bilgiler

Hipofosfatemi, Kan serumunda fosfat yoğunluğunun düşmesi sonucunda vücudun enerji metabolizmasının bozulması ve kan dolaşımı ile dokulara oksijen taşınmasının aksaması.

Hipofosfatemi tanımı, anlamı

Hipo : ClO- içeren bileşik. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, Na2 S2 O3 . 5H2 O) ya da eriyiği. Alt, altında. Az, noksan

Kan dolaşımı : Kalbin sürekli olarak kasılıp gevşemesiyle kanın damarlar içinde yer değiştirmesi, dolaşım, deveran, deveranıdem.

Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.

Kan serumu : Kanın çökmesinden sonra üstünde kalan sıvı kısmı.

Fosfatlar : Bitkiler için gerekli besin niteliği taşıyan, insan ve hayvan gıdasının normal bileşeni olan, su ortamlarında aşırı birikmeleri durumunda ötrofikasyona neden olan fosfat bileşikleri. Şelat yapıcı, tampon, emülgatör, renk koruyucu, su tutma kapasitesini artırıcı özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan, amonyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, pirofosfat gibi gıda katkı maddeleri.

 

Dolaşım : Dolaşma işi. Dolanım. Kan dolaşımı.

Kandaki : Hangi.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Taşınma : Taşınmak işi.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Bozulma : Bozulmak işi.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Dolaşı : Bir tiyatro topluluğunun bir yerden başka bir yere giderek ve dolaşarak oyunlar oynaması.

Aksama : Aksamak işi.

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.

Kandak : Su birikintisi, bataklık, gölcük. Kurumuş dere. Küçük dere. Uçurum, yar. Hendek, çukur. İnişli, yokuşlu, bozuk yol. Yollarda kurumuş araba izleri. Düğüm. İri teyel. Yaşlı, ihtiyar. Hantal, kaba, iri. Obur, gözü doymayan. Kıskanç. Biçkiye gelmeyen kumaş. Çatı saçağı. Budanmış ağaç. Zayıf, ince (insan ya da hayvan). Başkasının payını yeme. Taşların üstündeki su biriken, doğal oyuklar. Kundak. Hendek. Muğla şehrinde, Selimiye nahiyesine bağlı bir yer.

 

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Diğer dillerde Hipofosfatemi anlamı nedir?

İngilizce'de Hipofosfatemi ne demek ? : hypophosphatemia