İşsizliğe karşı güvence nedir, İşsizliğe karşı güvence ne demek

İşsizliğe karşı güvence; İktisat, Maliye alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

[Bakınız: işsizlik sigortası].

Teknik terim anlamı:

Uğraşısından süresiz olarak ya da geçici bir olayın meydana gelmesi nedeniyle belirli bir süre uzakta kalan işçi ya da hizmetliye yaşama olanağı sağlamak amacıyla yapılan güvence.

İşsizliğe karşı güvence anlamı, kısaca tanımı

İşsiz : İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi

Karşı güvence : Güvence altına alınan bir hakkın gereğinin yerine getirilmemesi durumunda karşı tarafa verilen güvence.

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Güvence : Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

 

İşsizlik sigortası : Bir işyerinde çalışırken, kendi istek ve kusuru dışında işinden çıkarılıp halen iş arayanlara, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve ailelerinin zor duruma düşmelerini önlemek için devlet tarafından kurulan zorunlu sigorta türü.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Hizmetli : Odacı.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

İşsizlik : İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Sigorta : Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.

 

Süresiz : Süresi belirli olmayan. Süresi belli olmayarak.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Yaşama : Yaşamak işi.

Diğer dillerde İşsizliğe karşı güvence anlamı nedir?

İngilizce'de İşsizliğe karşı güvence ne demek ? : unemployment insurance