İmmünodifüzyon nedir, İmmünodifüzyon ne demek

İmmünodifüzyon; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Antijen veya antikorların yarı katı bir jel içinde dağılması sırasında karşılaştıkları yerde birikinti oluşturması esasına dayalı bir teknik.

İmmünodifüzyon anlamı, tanımı

İmmün : Bağışık

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

Yarı katı : Asfalt gibi yumuşak ve hafif akışkan bir madde.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Antijen : Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

Dağılma : Dağılmak işi. Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması. Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.

Antikor : Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Teknik : Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi. Yol, beceri, yöntem. Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama. Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin.

 

Dayalı : Dayanmış olan. Dayanarak, dayanmış bir biçimde. İlgili, dair, müstenit, mebni.

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Anti : Yunanca karşı anlamında ön ek. Karşı, zıt.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Diğer dillerde İmmünodifüzyon anlamı nedir?

İngilizce'de İmmünodifüzyon ne demek ? : immunodiffusion