İn vitro çoğaltma nedir, İn vitro çoğaltma ne demek

İn vitro çoğaltma; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kontrollü yapay bir çevrede, temiz şartlarda, plâstik veya cam kültür kapları kullanılarak besi yerlerinde canlının çoğaltılması.

İn vitro çoğaltma anlamı, kısaca tanımı

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

İn vitro : Hücrelerin, dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında yapay ortamlar içinde (Petri kapları, kültür şişeleri vb.) yetiştirilmeleri veya bulunmaları. Canlı dışında, tüp içinde. Deney tüpü, kültür ortamı gibi cansız çevrede, vücut dışında oluşan biyolojik olay. Hayvan beslemede naylon kese, yapay işkembe kullanılarak sindirilme derecesinin tespiti, enzimlerle yapılan sindirilme derecesi, gaz üretim yöntemiyle yemlerin sindirilme derecesinin tespiti gibi yöntemlerle, hücrelerin, dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında yapay ortamlar içinde yetiştirilmeleri veya bulunmalarıyla yapılan sindirim denemeleri.

 

Çoğaltma : Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.

İn : Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.

Çoğaltılma : Çoğaltılmak işi.

Çoğaltı : Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi.

Kontrol : Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.

Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.

Kültür : Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Yapay : Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı. Yapmacık.

 

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

Kont : Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Besi : Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.

Diğer dillerde İn vitro çoğaltma anlamı nedir?

İngilizce'de İn vitro çoğaltma ne demek ? : in vitro propagation