İndospisin nedir, İndospisin ne demek

İndospisin; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Indigofera türü Baklagil taneleri ve yoncada bulunan, özellikle sığırlarda ciddi üreme bozukluklarına yol açan, protein tabiatında olmayan hepatotoksik ve teratojenik etkili amino asit.

İndospisin kısaca anlamı, tanımı

İndospisin zehirlenmesi : Hindistan kökenli ve kök boyanın elde edildiği Indigofera türü bitkilerin atlar tarafından tüketilmesi sonucu oluşan ve arjininden zengin proteinlerin ilavesiyle önlenebilen kronik sinirsel belirtilerle seyreden bitkisel zehirlenme, Birdsville at hastalığı. İndospisin içeren at etiyle beslenen köpeklerde ise karaciğerde lezyonlar biçimlenir

Teratojenik etki : İlaç ve yabancı maddelerin anne karnından plasenta yoluyla yavrunun dolaşımına geçmesi sonucu yavruda biçim bozuklukları ve noksan gelişme sonucu kendini gösteren bozukluklar.

Hepatotoksik : Karaciğer hasarı oluşturan, karaciğer hücreleri için zehirli.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Teratojen : Normal embriyonal gelişmeyi bozarak kusurlu doku veya organ oluşmasına neden olan madde veya etken. Anneden plasenta yoluyla yavrunun dolaşımına geçmesi sonucu yavruda doğuştan biçim bozukluklarına neden olan etkenler veya maddeler.

 

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Sığırlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Tabiat : Doğa. İnsanın büyük abdest bozma kolaylığı veya zorluğu. Doğal özellik. Huy, karakter. Güzeli ayırma melekesi, zevk, beğeni.

Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

Yonca : Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerinin genel adı (Trifolium).

 

Bakla : Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.

Tanel : Şafak gibi aydınlık, güçlü eli olan kimse.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Ciddi : Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Diğer dillerde İndospisin anlamı nedir?

İngilizce'de İndospisin ne demek ? : indospicine